Helvetica (13.04.2019)

Hafta sonu maması biten bir kedi sabah erkenden sizi kaldırınca, ev ahalisi uyanana kadar epey değişik şeyler öğreniyorsunuz.

Hacker News birkaç haftadır baktığım bir derleme haber sayfası. Çok basit bir arayüzü var. Uzun yıllardır haber okuduğum Slahdot sayfasındaki yorumlar artık iyice zıvanadan çıkınca bunu buldum. Birkaç gün önce burada okuduğum bir haberde "Tufte CSS" diye bir şeyden bahsediyordu. CSS ilgimi çektiği için bir göz atmıştım. Bu sabah tableti elime alınca açık kalmış olan Tufte CSS sayfası çıktı karşıma.

CSS, Cascading Stye Sheets demek. HTML dilinde yazılmış web sayfalarının ekranda nasıl görüneceğini belirlediğiniz bir dil. Tufte CSS ise Dave Liepmann'ın geliştirdiği, Edward Tufte stilinde hoş görünümlü web sayfaları oluşturabileceğiniz basit bir CSS kütüphanesi.

Edward Tufte kendisine "Leonardo da Vinci of data" ve "Galileo of graphics" gibi sıfatlar atfedilmiş bir istatistikçi ve artist. Ne kadar hoş bir kombinasyon. Verilerin görselleştirilmesi üzerine kitaplar yazmış, Yale Universitesi'nde pek çok bölümde dersler vermiş emekli bir profesör. Tufte'nin web sayfasında yapımcısı olduğu "Inge Druckrey: Teaching to See" diye kısa bir belgesel film var.

Inge Druckrey Almanya doğumlu, İsviçre eğitimli bir tasarımcı ve eğitimci. İsviçre tasarım ekolünü Amerika'ya getirmesi ile biliniyor. Yale'de de profesörlük yapmış olan Druckrey, Tufte'nin hem hocası hem de eşi. Belgeselde Druckrey'in şimdi tasarımcı olmuş eski öğrencileri hocalarının kendilerini nasıl yetiştirdiğini anlatıyor. Tufte'nin web sayfasında, filmin hemen altında Helvetica isimli bir başka filmin görüntü yönetmeninin "Çok güzel bir film. Helvetica'nın kaldığı yerden devam ediyor" yorumu var. Helvetica mı? Bir yazı tipi (font) değil mi o?



Helvetica 2007 yılında Gary Hustwit'in çektiği bir belgesel. Tipografi (yazı tipi tasarımı), grafik tasarım ve küresel görsel kültür ile ilgili hoş bir film. Pek çok tanınmış yazı tipi tasarımcısı ve grafik sanatçısı ile sohbetler var içinde. Helvetica ismi İsviçre'nin eski tarihlerdeki bir ismi olan Helvetia'dan geliyor. Max Miedinger 1957'de İsviçre'de "Neue Haas Grotesk" ismi ile geliştiriyor bu yazı tipini. 1960'larda Amerika'ya getiriliyor ismi Helvetica yapılarak ve bir arayış içinde olan grafik tasarımcıların derdine derman oluyor. Öyle popüler oluyor, öyle çok kullanılıyor ki, bugün onsuz bir dünya düşünmek mümkün değil. 3M, American Airlines, BMW, General Motors, Jeep, Lufthansa, Motorola, Nestle, Panasonic, Verizon gibi çok sayıda firmanın logosunda ve reklamlarında kullanılıyor. ABD ve Kanada hükümetlerinin resmi fontu oluyor. Avrupa Birliği, sigara paketlerindeki sağlık uyarılarının Helvetica ile yazılmasını şart koşuyor. Apple, 2015 yılına kadar iOS işletim sisteminin ana fontu olarak kullanıyor. Kullanımı için lisans ücreti gerektiğinden IBM, Microsoft, Apple gibi firmalar IBM Plex, Arial, Verdana, San Francisco gibi çok sayıda türevini geliştiriyor. Aşağıdaki logolardan biri orijinal Helvetica ile yazılmış, diğeri ise Arial fontu ile. Ayırt etmesi epey zor. Dün olsa bilemezdim, ama bugün Helvetica'nın karakteristikleri fark edebiliyorum artık. Aynı benzerlikte onlarca başka Helvetica türevi font var bugün kullanımda.



Belgeseldeki ilginç bir nokta insanların yazı tiplerinden istemsizce nasıl etkilendiği. Yazı tiplerinin bilinç altımızda sahip olduğu anlamlar. Helvetica'ya herkes, tarafsız, güven veren, elit gibi anlamlar yüklüyor. Bu hem fontun tasarımı hem de bugüne kadarki popüler kullanımı ile şekillenmiş bir durum. Bende yarattığı his de tam olarak bunlar. Belgeseli izledik, şimdi sırada Lars Müller'in Helvetica Forever: Story of a Typeface ve Helvetca: Homage to a Typeface kitaplarını bulup okumak var.



İnternette bu kitaplar için bakınırken Sarah Hyndman'ın Why Fonts Matter kitabına denk geldim. Keyifli bir kitap. Sayfalarını öylesine karıştırırken üniversitede ders veren bir hoca olarak ilgimi çeken bir örneğe denk geldim. Fontların inandırıcılığından bahseden bir bölüm var kitapta. Verilen bir anektodta üniversitede üçüncü sınıf öğrencisi olan Phil Renaud ödev notlarının son zamanlarda arttığını gözlemliyor. O zamana kadar teslim ettiği 52 ödevi inceleyince fark ediyor ki son zamanlarda Georgia yazı tipi ile hazırladığı 23 ödevin ortalama notu A. Daha eskiden kullanmakta olduğu Trebuchet yazı tipi ile haırladığı 18 ödevin ortalama notu ise B-. Size garip gelebilir, ama sınavdaki el yazısı çok okunaksız olan veya bilgisayarda hazırladığı bir ödevin formatı çok kötü olan bir öğrenciden ne puan kırsam diye aranıp duran bana çok mantıklı geliyor. Yazı tipleri en genel olarak tırnaklı (serif) and tırnaksız (sans serif) olarak ikiye ayrılıyor. İnsanlardaki genel kanı Georgia gibi tırnaklı fontların bilim ve akademi ile daha ilgili olduğu. Ödev hazırlayan öğrencilere duyurulur.

Sabah sabah yazı tipleri ve grafik tasarım ile ilgili iki belgeseli arka arkaya izleyince benim de web sayfamı değiştirmem şart oldu. Siyah beyaz ve basit oldu bu sefer. Biraz da böyle gitsin bakalım. Bu sayfadaki fontlar Scope One ve Cairo. Sayfalar bir garip görünüyorsa web tarayıcınızın önbelleğini temizleyip tekrar deneyin.